Mattei Visuals

Portfolio

Feature Documentary

Official Movie Trailer, 2014

As social and economic forces encroach upon traditional culture in Turkey’s Kachkar mountain highlands, many distinctive practices have vanished or are facing extinction. Among the three generations now straddling the not-yet-forgotten past and the globalized tomorrow, some are finding hope in one tradition that could stand alone as the primary catalyst for ongoing cultural identity, communal peace, and the celebration of life.

WATCH NOW
BUY THE DVD
LIKE the Film on Facebook

FILM SYNOPSIS
Dance The Past Into The Future
Release Date: 2014
1 hr. 4 min.
Director: Mario Patrick Mattei II
Location: Northeast Turkey
Language: Turkish
Subtitles: English

DANCE THE PAST INTO THE FUTURE presents three generations of northeastern Turks fighting for a well-rooted cultural identity amidst an onslaught of technological and societal change. It is set in the lusciously green highlands and tea-harvesting villages of the Kachkar mountains.

The film follows the Laz and Hemshin Turks who still return to these serene highlands for traditions such as livestock migration, the energetic Horon dance, the Vartavor Festival, Tulum bagpipe music, and residency in handmade wooden homes. Their lives are contrasted to the younger generation who—other than vacations—have migrated away from ancestral lands to the concrete-dense cities of Turkey to pursue education and work.

Through personal narratives and cinematic imagery the film explores a tension found in most developing nations today; namely, holding onto meaningful roots while surrounded by the irresistible pull of technology, education, global connection, and economic opportunity. These societal shifts are happening now, and fast.

Dance the Past Into the Future documents several cultural practices before their extinction and gives voice to the elderly who can still tell us about forgotten ways. The film uncovers a unified voice of those finding hope in one particular dance tradition standing alone as the primary catalyst for ongoing shared identity, communal peace, and celebration of life.

Dance the Past Into the Future stirs us to consider what we currently have in our families and communities and to make it a point to pass on all that is good, noble, fun, and transcendent… while we still have the time.


 

DANSA DEVAM! Geçmişten Geleceğe

Sosyal ve ekonomik kuvvetler, Türkiyede bulunan Kaçkar Dağlarında ki yaylaların geleneksel kültürünü hızla değiştiriyor. Şuanda üç nesil henüz unutulmayan geçmişin ve küresel bağlantılı geleceğin arasında kalır. Hangi kültürel özellikler kalacak, hangisi yok olacak ve hangisi modern bağlamda yeniden tanımlanacak? Geçmişin Gelecekte Dansı kesişme yerinde yaşayanlara halklarının tarihini ve geleceğini belirleyeceği sesi verir.

Bu sorunlar Türkiyenin yaylalarının kültürünü aşar ve modern insanları ilerleme pahasına karşılaştırır. Bir çok batılı kültürler etnik ve ata köklerinden tam ayrıldığı gibi hissetmesi konusunda zaten tecrübelidir.

Geçmişin Gelecekte Dansı enerjik Horon dansı,Vartavor festivali, Tulum muziği, yaz aylarında dağlara göç eden hayvanlar, el yapımı ahşap ve taştan geniş aile evleri ve geleneksel kıyafetler gibi bölgesel farklılıklara görsel bir tanıklık sağlar. Filmimiz günlük yaşamda önemli olan terk edilmiş mimari yapıları, turizmin nasıl yerel ekonomiyi tanımladığını ve Facebook’un rolünü gösterir. Belgesel hikayemiz ayrıca beton evlerin ve hidro elektrik santrallerinin çevresel ve psikolojik etkisini gösterir.

Bölge insanları kendi rolünü Kaçkar geleneklerinin ortaya çıkan hikayesinde ve modern yaşam tarzında açıklar ama gelenekleri nasıl yaşatacakları hakkında emin değiller. Onlar kendilerini ve bölgeyi tanımlayan külürel faaliyetlerde, bu faaliyetlerin nostaljik gösteri ya da devam eden geleneklerin olup olmadığını kamerada gösterir. Bu geleneklerin nasıl aktarıldığını, unutulduğunü, ya da şehirleşen nüfusa alıştığını açıklar. Bazen onların aksi çabalarına rağmen kendi türünün sonu olduklarını görürüz.

Geçmişin Gelecekte Dansı bize seksen yaş üstü dağ yamaçlarında ki el yapımı evleri, sırtında ki sepetlerde elle topladıkları sebze, çay, ve fındıkları gören son yaşayan tanıkların hikayelerini gösterir. Ayrıca iş ve eğitim için Karadeniz sahil şehirlerine göç etmiş genç nüfus ile karşılaşıyoruz.

Belgesel yaz boyunca yaylalara hala giden insanları ve onların neden şimdiki ve geçmiş zamanda seyahat yaptığını takip eder. Ama soru şu: Çocuklar yaz festivalleri için yaylalara giderek mi yoksa kendilerini meşgul eden metropol hayatının bir parçası olarak mı büyüyecek?